30 Eylül 2009 Çarşamba

Çöp Üretmeden Yaşamak

Çöp, hayatımızın o kadar içerisinde olduğu halde farkında olmadığımız kavram. Fakat bu farkında olmamazlık çöpün çevreye ve bize olan etkilerini azaltmadığı gibi kat ve kat artırıyor. Çünkü bilinçsizce, gelişi güzel doğaya atılan çöpler en nihayetinde bizim yiyecek çevrimimize kıyısından köşesinden temas ediyor. Özellikle piller, kimyasal maddeler ve diğer zararlı çöplerden sulara karışan kurşun, civa ve benzeri atıklar hiç yok olmamak üzere besin zincirindeki canlılara yerleşip birikmeye başlıyorlar.


İşte Yeni Zelanda'lı bir çift (Matthew ve Waveney) çöplerden o kadar rahatsız olmuş ki çöp üretmeden, daha doğrusu geri dönüştürülemez nitelikte çöp üretmeden yaşanabileceğini göstermek için 1 sene çöp üretmeden yaşamışlar ve 1 sene sonunda sadece 1 poşet dolusu çöp üreterek bu girişmlerini başarıyla sonuçlandırmışlar.




Bu bir sene boyunca aldıkları her ürünün ambalajı da dahil olmak üzere geri dönüştürülebilir nitelikte olmasına dikkat edip plastik, naylon poşetlerden uzak durmuşlar. Organik ürünlerini evlerinin bahçesine gömerek bertaraf etmişler ve 1 sene sonunda sadece 1 poşet dolusu çöple bu girişimlerini başarmışlar.

Ayrıca bu 1 senelerini http://www.rubbishfreeyear.co.nz adresindeki bloglarında da anlatarak dünyanın geri kalanıyla paylaşmışlar.

Bu bir seneyi ise şu ilkeler doğrultusunda geçirmişler:

• Tüketici hakklarını kullan! Geri dönüştürülemez nitelikte veya plastik, tek kullanımlık hiç birşey satın alma

• Aile bireyleri ve arkadaşların eve gelirken herhangi bir çöp getirmemesini iste, küçük bir paket bisküvi bile olsa!

• Ambalajdan kaçınmak için ev yapımı ürünlere yönelmek, örneğin müsli çubuklarını evde fırınlamak gibi.

• Kompostlama (atıkları gübreye çevirme): Gıda atıkları ve biçilen çimler gibi atıklar için standart kompostlama ve tırnak, saç ve pamuk gibi uzun sürede bozunacak atıklar için uzun vadeli kompostlama

• Tekrar kullanım: Atık üretme! Kutu, ip, cam kavanoz vs. daha sonra tekrar kullanılabilir. (Fakat ihtiyaçtan fazlasını saklamadan).
(Ç.N. buraya bir not düşmeden edemeyeceğim; Tekrar kullanım günümüzün tüketime dayalı ekonomik sisteminin bireylerden istemediği, desteklemediği bir kavramdır. Çünkü ne kadar az tekrar kullanırsanız o kadar çok tüketirsiniz. Evladiyelik kavramının ortadan kalkmasının sebeplerinden biri de bu olsa gerek)

• Başkasına vermek: Birşeyin atık olması başka birinin bunu istemeyeceği anlamına gelmez.

• Bahçe tarımı ve hatta konserve yapımı.

• İkinci el satın almak: Normalde ambalajla gelen birşeyi satın almak istiyorsanız bu tek yol.

• Geri dönüştürmek: kağıt, alüminyum kutular, çeşitli plastikler vs.


Unutmayın çöpsüz ve temiz bir dünya mümkün.

Benzer bir yazım için bkz: Freeganizm nedir?

3 Eylül 2009 Perşembe

Yeni Eve Taşınacaklara Öğütler!

Ev değiştirecek olanlara, kendi ev taşıma deneyimimizi aktararak karşılaştığımız sorunları ve çözümlerini anlatarak yol gösterebileceğimi düşündüm ve bunları bir yazıyla sizlerle paylaşmak istedim, umarım işe yarar.

Yaklaşık son 1 senedir oturmakta olduğumuz evin artık küçük geldiğini söyleyip duruyorduk, fakat evin merkezi bir konumda bulunması ve küçük olmasına rağmen sunduğu bazı diğer avantajlar nedeniyle bir türlü taşınmaya karar veremiyorduk-cesaret edemiyorduk. Fakat en sonunda yaklaşık 1 ay önce evin küçüklüğü nedeniyle gına geldi ve taşınmamız gerektiğine karar verdik. Böylece taşınma sürecinin ilk safhasına geçmiş bulunduk. İşte burada ilk tavsiye geliyor: Her kirada oturan kişi mutlaka periyodik olarak alternatif kiralıkları araştırmalıdır. Birincisi oturmakta olduğu evin değerinin ev sahibi tarafından aşırı şişirilmesini önlemek için ikincisi de bir olası taşınma durumunda istenilen tarzda bir evi ivedilikle bulabilmek için. Emlakçılarda ve internetteki kiralık ev ilanlarının yayınlandığı sitelerde geçirilen maceralardan sonra nihayetinde kiralık bir evde karar kılmayı becerdik ve depozitoydu, komisyondu derken evi tuttuk. (Bu yazının konusu taşınmayla ilgili olduğu için kiralık daire arama safhası detaylandırılmamıştır, belki başka bir yazının konusu olacaktır).








Ev taşımanın 3 safhası vardır: Eşyaların taşınmaya hazırlanması, nakliyeci bulunup eşyaların taşıttırılması ve yeni evde eşyaların yerleştirilmesi.

1 – Eşyaların taşınmaya hazırlanması:

Artık yeni nesil nakliye firmaları “siz özel eşyalarınızı alın gerisine karışmayın” gibi bir cümle sarf etseler de sakın ola kanmayın, yoksa tabak çanaktan olursunuz haberiniz olsun. Eminim istisnai derecede dikkatli çalışan nakliye firmaları vardır fakat onların fiyatının çoğu kişi için ulaşılmaz mertebelerde olduğuna inanıyorum. Biraz çalışmayı göze alarak tabak çanaklarınızı önceden siz sarıp kutularsanız daha az zaiyatınız olacaktır (fakat kutular nihayetinde kamyona yükleneceği için bir zaiyat olmayacağı %100 garanti değil)

Sağdan soldan, marketlerden kutular ve bol miktarda eski gazete tedarik ederek işe başlayın, hiç kutu bulamazsanız yapı marketler, IKEA'da taşıma kutuları mevcut, oralardan satın alma yoluna gidebilirsiniz. Kutularınızı ve gazetelerinizi elde ettikten sonra oda oda dolaşarak önce eşyalarınızı gruplara ayırın ve gazete kağıtlarına sararak kutulara yerleştirmeye başlayın. Ne kadar gazete kağıdıyla kaplamış olsanız da sardığınız eşyaları kutu içerisinde üst üste koymayın, sonuçta bu eşyalar esnek olmadığından en ufak bir ezilmede üst üste konulmuş ürünlerden biri kırılacaktır. Ayrıca kutu kapakları kapatıldığında kapakların zorlanmadan kapatıldığına, taşma yapan eşyalar nedeniyle bombe yapmadığından emin olun. Çünkü kutuların üzerine başka bir şey yerleştirilirse bu bombelikler doğrudan kırık eşya olarak size geri dönecektir.

Kapakları kapattıktan sonra koli bandıyla iyice bantlayın ve kırılacak eşyaları barındıran kutulara “KIRILACAK” ibaresini yazıp kutunun yukarı kısmının neresi olduğunu okla gösterin.

Tabaklar, çanaklar, çatal-bıçaklar, mutfak eşyaları, biblolar, aynalar, kozmetik ürünler (özellikle cam şişe içerisinde olanlar) ve diğer kırılacak eşya bu şekilde paketlenmelidir.Ayrıyetten riske atamayacağınız, anı değeri olan hassas eşyalarınız varsa bunları nakliyecilere emanet etmeden kendinizin taşımasında fayda var, peşinen belirtmekte fayda var.

Bunları paketledikten sonra sıra nakliyecilerin gelip eşyaları almasını beklemeye geliyor


               

2 – Nakliyeci safhası:

Bu safha çok fazla dahil olamadığınız ama gerektiğinde müdahil olabildiğiniz bir safhadır. Piyasada envai çeşit nakliye firması mevcut olmasına paralel olarak fiyat aralığı da aynı ölçüde geniş. 350 TL’den 1500 TL’ye kadar değişen bir aralıkta fiyat veren şirketler mevcut. En pahalısı en iyisidir mantığı ne yazık ki her nakliye firması için geçerli değil o yüzden daha önce eşinizden dostunuzdan denenmiş bir firmaya erişme imkanınız varsa öyle yapın eğer yoksa şu bilgilere göre hareket edin: Nette yaptığım araştırmada nakliye ücretini belirleyen bileşenler şunlar: eşya miktarı (burada kriter; evin büyüklüğü 2+1, 3+1 gibi…(tabi ki her odanın dolu olduğu varsayılıyor…) ), çalışan her adam başına 50-55 TL + inilip çıkılacak kat sayısı + uzak mesafeye gidiliyorsa mazot parası vs. Özellikle evlerden biri giriş katındaysa ve taşınılan ev aynı semt içerisindeyse nakliye fiyatı oldukça makulleşiyor. 2+1’lik bir ev için 5 taşıyıcı geliyorsa 450-600 TL arasında bir fiyat makul bir fiyat oluyor.

Nakliyeciler eve geldiler ve taşımaya başladılar, bu noktada nakliyecilere ayak bağı olmadan başlarında durmanızda fayda var. Özellikle taşıyıcılar arada bir “dikkat, yavaş, kırılacaklar var” gibi yönlendirmelere ihtiyaç duyabiliyorlar. Evi boşaltmaları 1-1,5 saat sürüyor fakat yeni eve yerleştirmek 2-2,5 saati bulabiliyor, tabi burada evlerin hangi katlarda bulunduğu önemli bir etken. Ev boşaltılırken yaptığınız yönlendirme işlemini yeni eve eşyalar indirilirken de yapmanız gerekiyor zaten bu sefer taşıyıcılar size soruyorlar. Daha önceden (1-2 gün önceden) eşyaların (salon takımı, yemek odası vs.) yerlerini ölçüp biçip belirlemenizde çok fayda var, yoksa taşıyıcılar eşyaları getirdiğinde kararsızlık yaparsanız pek hoş olmuyor. Ve böylece 3. Safha başlamış oluyor.

3 – Yeni evde eşyaların yerleştirilmesi

Bir gün önceden herhangi bir yapı marketten veya nalburdan koltuk, büfe, sandalye gibi eşyaların ayaklarına yapıştırılan parke koruyucusu keçelerden satın alın. Eşyalar indirilirken bu keçeleri mutlaka yanınızda bulundurun. Özellikle odalar klasik parke döşeliyse, bu odalara ağır eşyalar indirilirken söz konusu eşyaların ayaklarına daha önceden keçe yapıştırmadıysanız veya mevcut keçeler düşmüşlerse yanınızda bulunduracağınız keçeleri yapıştırın. Çünkü o ağır koltukları ve büfeyi bir daha zor kaldırırsınız. Ayrıca ayaklara yapıştıracağınız keçeler kaydırmayı kolaylaştırdığı için daha sonra eşyaların yerini sürükleyerek değiştirmenizi de kolaylaştıracaklardır. Ayrıca kırılacak eşyaların bulunduğu kutuların atılmadan yere konulmalarını sağlamaya çalışın. Taşıyıcıları uygun şekilde yönlendirerek tüm eşyalarınızı kamyondan indirdikten sonra kamyona son bir kez gidip mutlaka bakın. Genellikle perde, tek tük kıyafet gibi bir şeyler görülmedikleri için unutulabiliyorlar. Tüm eşyalar indirildikten ve özellikle ağır ev eşyaları yerleştirildikten sonra nakliyecilerin parasını vermek suretiyle onlarla olan maceranız sona eriyor. Ve asıl macera; kutuların boşaltılması faslı başlıyor!

Eğer kutuları en başta söylediğim gibi odalara göre yerleştirdiyseniz her bir kutuyu ilgili odasına götürüp orada boşaltırsanız mümkün olan en az karmaşayla işin içinden sıyrılacaksınız. Ancak bizim gibi küçük bir evden büyük bir eve taşınıyorsanız veya tam tersi büyükten küçüğe taşınıyorsanız neyi nereye yerleştireceğiniz konusunda sıkıntıya düşebilirsiniz. Örneğin bizim durumumuzda eşyalar 2-3 gün ortada kaldı ve boş dolapları nasıl dolduracağımıza ancak karar verebildik. Önceden bir plan yaparsanız işiniz kolaylaşabilir. Kutuları da boşaltıp eşyaları yerleştirdikten sonra artık geriye evin temizlenmesi ve evin keyfinin sürülmesi kalıyor.

Yeni eviniz hayırlı olsun, güle güle oturun!