31 Mart 2011 Perşembe

Solaklar için Kutu Kola!

Coca Cola solaklar için kutu kola tasarımını geliştirdiğini açıkladı.

Daha önceki tasarımda solaklar kutuyu sol ellerinde tutup sağ elleriyle açmak zorunda kalıyor ve içmek için tekrar sol ellerine geçirmek ve öyle içmek durumunda kalıyorlardı.

Artık solaklar kolalarını sağ elleriyle tutup sol elleriyle açıp hiç el değiştirmeden kolalarını yudumlayabilecekler! Kola içmek hiç bu kadar kolay olmamıştı...


Ne demişler, "Soğuk İçiniz"...

Not: 1 Nisan :)

RUHSUZLAR ORMANI

Ruhunu kaybetmişlerle dolu bir ormandayız
Orman büyük, orman karanlık.
İçeriye girebiliyor ne bir ses ne bir ışık
Kasvet sanki boğaza dolanmış bir hıçkırık.

Arşa varan beton ağaç tarlalarında
Yetişiyor artık insanoğlu denen mahlûkât;
Beton duvarlar arasında pıtrak gibi sönüyor
Sürüsünce yaşam hevesi daha vadesi dolmadan.

Nefret otları yükseliyor orman tabanından
Foseptik kokuları yayılıyor tüm çiçeklerden.
Ve kara bulutlar yükseliyor semaya
O yılankavi otomobil nehirlerinden.

Hiç biri denize ulaşmıyor nehirlerin
Hepsinin ucu varıyor çıkmaz sokaklara
Yunuslar çoktan terk edip gitmiş
Ruhsuzların laneti tüm ormana sinmiş.

Ruhunu kaybetmişlerle dolu bir ormandayız
Orman büyük, orman karanlık.
Geleceğe dair yok bir umut ne de bir ışık
Ve gidebileceğimiz bir yer yok artık.

Evren Dağlıoğlu

15 Mart 2011 Salı

Bu Bilgiyi Paylaşmak İstemiyorum!

(Telefonla Pazarlama Yapanlara Karşı Yeni Silahım)

Telefonla arayıp kredi kartı, internet hizmeti, sigorta vs. pazarlamaya çalışan şirketlere ve bunların pazarlama elemanlarına karşı geliştirdiğim yeni taktiği sizlerle paylaşmaktan kıvanç duyarım!

Bir ara haftada 4-5 defa telefonla aranmaya başladıktan sonra ister istemez gelişen bu taktiğin detaylarını aşağıda vermeden önce genel bir telefon görüşmesinin nasıl olduğunu anlatmalıyım.

Telefonunuz çalar, arayan X bankasından veya Y internet servis sağlayıcısı adına aramaktadır, nasılsınız-iyimisiniz faslından sonra arayan kişi vaktimiz varsa yeni bir ürün/hizmet tanıtmak istediğini söyler. Genellikle de halihazırda başka bir firmanın kullanmakta olduğunuz hizmetine yönelik bir alternatif olur bu hizmet ve ilk sordukları soru "kullanmakta olduğunuz Z hizmetine aylık ne kadar ücret ödüyorsunuz" anlamında bir sorudur. Bu sorunun sorulma safhası görüşmenin en başında veya baştan bir iki cümle arasında olabilmektedir. Sigorta satıcıları ise bu soruyu "Şuan evinizdeki değerleri eşyalarınızın hepsini sıfırdan almak isteseniz bu işlem ne kadara mal olur" şekline veya benzerine dönüştürmüşler.

Neyse, genellikle kuzu gibi bu soruya cevap verdiğinizde otomatik olarak adamların elindeki bir çizelgeye giriyorsunuz ve görüşme dizginleri karşı tarafa kaptırmış bulunuyorsunuz. Hizmeti kabul etmeyecek olsanız bile en kötüsü tüm görüşmeyi veya tanıtımı sonuna kadar dinlemek zorunda kalıyorsunuz.

İşte yeni taktiğim tam bu noktada devreye giriyor. Sizden bir bilgi talep edildiği herhangi bir anda, "Ne kadar ücret ödüyorsunuz", "Aylık maaşınız ne kadar" veya başka daha kişisel sorular sorulduğunda cevap olarak "Bu bilgiyi paylaşmak istemiyorum" dediğiniz anda otomatik olarak denge sizin lehinize değişiyor. Hatta karşı tarafın duraksadığını hissetmek bile büyük bir haz veriyor, çünkü büyük ihtimal arayının elindeki soru-cevap çizelgesinde (böyle birşey var mı bilmiyorum, ama mutlaka belirli türde tepkilere nasıl cevap verileceğine dair bir çizelge olduğunu tahmin ediyorum) bunun karşılığı yok veya varsa bile "kısa kes, devam etme" gibi bir şey var. Çünkü bu cümleyi kurduktan sonra konuşma sizin kararlılığınız doğrultusunda en fazla 1-2 cümle daha devam ediyor ve akabinde sonlanıyor.

Şimdiye kadar bu taktiği geçebilen olmadı, eminim sizin de işinizi görecektir. Pazarlamacılar bu taktiğe bir karşı taktik geliştirene kadar herkese iyi günler diliyorum.