29 Haziran 2012 Cuma

Android 4.1 - Jelly Bean'in Yenilikleri

İşte yeni Andrid 4.1, Jelly Bean güncellemesiyle gelecek başlıca yenilikler!




Daha hızlı performans
Google'a göre Jelly Bean (JB) mobil işlemcilerin gücünü daha iyi kullanacakmış. Ayrıca JB cihazları pil ömrü performansını da iyileştirecekmiş.

Boyutları değiştirilebilir widgetlar
Yani widgetların boyları ekrana sığabilecek şekilde değişebilecek. Özellikle telefonun ana ekranında başka widgetlar varsa.

Daha kolay fotoğraf paylaşımı
ICS, Android telefonlarına yeni kamera becerileri kazandırmıştı. Şimdi JB fotoğraflar arasında daha hızlı dolaşmak için Filmstrip geliyor. Ayrıca resimleri paylaşmak için crop etmek ve sevmediklerinizi kolayca silmek mümkün hale geliyor.

Daha iyi sezgisel klavye
Google, JB'nin dahili sözlüğünde daha doğru kelime tamamlama seçenekleri sağlamak için iyileştirmeler yapmış.

Sesle yazdırma (dikte)
İşte JB'nin en becerikli iyileştirmesi. Yani, upuzun paragrafları JB telefonunuza dikte ettirebileceksiniz, noktalama işaretlerini bile!


Sesli arama (ç.n. telefon etme anlamında değil, google'da arama yapmak anlamında)
Google, bununla Apple'ın Siri'sine rakip oluyor. Google zaten yıllardır Voice Actions (Sesli Eylemler) özelliğine sahipti şimdi aramayı da entegre etmiş durumda.

Daha Zengin Bildirimler
Bildirim, işletim sistemi tasarımında yeni moda olmuş kelimelerden biri. Android bu konuda gerçek bir öncü. Sistem ikazlarını bildirim çubuğunda aşağı çekilebilen pencerede ön ve ortaya yerleştirmiş vaziyette. Apple'da iOS 6 ile kendi bildirimlerini iyileştirerek rekabete girdi. Ancak JB işi biraz daha ileri götürerek karmaşık eylemlere izin veren bildirimleri ve ikazlarla etkileşime girmek için yeni yolları desteklemeye başladı. Geliştiriciler, kendi uygulamalarına özel bildirim tasarlayabilme esnekliğine sahip oldular.

Google Now
Google'ın yeni özelliği. Ağırlıklı olarak yaptığınız aramaları takip edip bulunduğunuz konuma göre size gerçek zamanlı bilgiler getirecek olan bir hizmet. En basitinden tuttuğunuz takımın maç takvimini, yakınlardaki restoranları vs. ekranınızda görmeye başlayacaksınız.

Yenilenmiş Google Play
Google, kendi Google Play eğlence mağazasını da elden geçirmiş. Artık filme ve müzik arişivine ilaten TV dizilerini de bulabileceksiniz. Ayrıca magazin dergilerini indirebilecek, kitap okuyabileceksiniz.


Kaynaklar:
1) cnet - Google Android 4.1 Jelly Bean

15 Haziran 2012 Cuma

Başarılı Bir Programlama Dili Geliştirmenin Sırrı?


Bugün wired.com'da günlük gezinmemi yaparken bu konuya denk geldim: Başarılı bir programlama dili yazmanın sırrı nedir?

Makalenin kısa özeti şöyle:

Neden bazı programlama dilleri tüm dünyaya yayılırken diğerleri su yüzüne bile çıkamadan yitip gidiyor?

Bu konuda araştırma yapanlara göre bunun cevabı dilin ne kadar iyi dokümante edildiğiyle veya ortalama bilgisayar programcısının programlama dillerini öğrenmeye eğilimiyle vs ilişkili olabilir.

Ancak Tamir Kahson'unun farklı bir cevabı var. Ona göre işin sırrı sakalda.

C'yi geliştiren Ken Thopmson ve Dennis Ritchie iyi programcılardı, Ancak sakalları da bir o kadar uzundu.

James Gosling, en popüler ikinci dil olan Java'nın geliştiricisi. Peki sakallar? Oldukça iyi.

Bjarne Stroustrup'un da sakalları var. Dünya'nın üçüncü en popüler dili C++'ı geliştirdi. Ancak sakallarını kesmeye karar verdiği için daha popüler olamadı.
Perl de oldukça iyi bir dil. Ancak geliştiricisi  Larri Wall sadece bıyık bıraktığı için çok yaygınlaşamadı.


Aynı durum BASIC için de geçerli. Geliştiricisi Thomas Kurtz sadece bıyık  bırakanlardan.
SIMULA'yı duydunuz mu veya hala kullanıyor musunuz? Cevabınız hayırsa bunun nedeni geliştiricisi olan Kristen Nygaard'ın traş olmayı sevmesi olabilir. 

İşte bu kuralın tek istisnası, Grace Hopper. Bugün hala kullanılan COBOL dilinin geliştiricisi. Ancak kadın olduğu için sakal bırakması pek mümkün değildi. Bu durumda kuralın biyolojik olarak sakal bırakamayanlar için çalışmadığını kabul edebiliriz.

Günümüz programlama dillerinin yükselen yıldızları Kahson'un sakal araştırmasının farkındalar. Python'un geliştiricisi Guido Van Rossum, artık Ken Thompson'a benzemeye çalışıyor. PHP'nin arkasındaki adam Rasmus Lerdorf en azında keçi sakalı tarzını benimsemiş.

Benim ilgimi çeken bu ilginç makale umarım sizin de ilginizi çeker.
Yazının İngilizce orijinalini okumak için buraya tıklayınız.

14 Haziran 2012 Perşembe

Depremde Hayatta Kalma Rehberi - Depremde Nasıl Hayatta Kalınır?

Bu aralar her yer sallanmaya başladı. Belki birilerine faydası olur diye sayısız kere yayınlanan ama çoğumuzun okumadığı veya okuyup unuttuğu "deprem anında yapılması gerekenler" listelerinden bir derleme yapıp yayınlamayı uygun gördüm.


Öncelikle Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezinde (DAUM) yayınlanmış kılavuzu aktarayım.

DEPREM ÖNCESİNDE

Öncelikle yaşadığınız yerleşim biriminin deprem tehlikesi hakkında doğru bilgileri ilgililerden öğrenin.

Aile bireyleri arasında olağanüstü bir durumda nasıl davranacağınızı konuşun.

Her odada üzerinize bir şeyin düşmeyeceği sağlam bir yer seçin.

Yere yatma, başını koruma ve bir şeye tutunmayı öğrenin ve çocuklarınıza da öğretin.

Kitaplık, yüksek mobilya gibi kolay devrilebilir eşyalar ile ağır eşyaları duvarlara veya döşemeye sıkıca bağlayın, tablo, gardrop gibi eşyaları sabitleştirin ve üzerinize devrilmeyecek şekilde yerleştirin.

Mutfak dolapları gibi kırılabilecek eşyalarınızı koyduğunuz dolaplarınıza sağlam kilitler takın.

Olağanüstü birdurumda hemen kullanabileceğiniz el feneri, radyo ve yedek pilleri, ilkyardım çantası ve gerekli ilaçlarınızı, iş eldivenini önceden çantaya koyup, kolayca ulaşabileceğiniz bir yerde bulundurun.


DEPREM SIRASINDA

Bina içinde iseniz deprem sırasında sakin olup, paniğe kapılmayın, cesaretinizi toplayın ve koşuşmayın.

Büyük bir depremde ayakta durmanız, koşmanız mümkün değildir.

Çömelin ya da döşemeye yatın.

Sağlam bir masa, sıra, mobilya veya kapı kasasının altına girin ve başınızı koruyun.

Masaya tutunun ve onunla birlikte hareket etmeye hazır olun.

Pozisyonunuzu sallantı duruncaya kadar değiştirmeyin.

Bina içinde kalın.

Düşen cam kırıkları ya da bina molozlarından yaralanabilirsiniz.

Tiyatro, okul, sinema, büro gibi kalabalık yerlerde iseniz, kesinlikle merdivenlere, asansörlere koşmayın.

Kendinizi koltuk, sıra gibi yerlerde korumaya alın, sakin olun ve başkalarını da aynı şekilde davranmaya davet edin.

Bina dışında iseniz binalardan dökülecek yıkıntılar ve camlardan, elektrik ve direk tellerinden uzakta güvenli bir yerde depremin durmasını bekleyin.

Araç kullanıyorsanız bulunduğunuz yer eğer güvenli ise durun ve araç içinde kalın.

Normal trafikten olabildiğince uzaklaşın.

Köprüler, üst geçitler, tünellerden uzak durun.

Eğer mümkünse ağaçlar, direkler, enerji nakil hatlarından uzakta kalın.

DEPREM SONRASINDA

Büyük bir depremden sonra artçı depremler mutlaka devam edecektir. Bu depremlere karşı hazırlıklı olun.

Özellikle ilk üç gün içerisinde, yetkililer izin vermedikçe, sağlam evlerinize dahi girmeyin.

Bazı artçı sarsıntılar zayıflamış yapılarda yeni hasar yapacak kadar büyük olabilir.
Aile bireylerinizi bir arada tutun ve açık bir yerde bekleyin. Varsa yaralılara ilkyardımı yapın.

Evinizi veya binanızı terk ederken kıymetli eşyalarınızı, kalın giyecek, battaniye gibi eşyaları yanınıza alın, kalın ayakkabılarınızı giyin, biraz yiyecek ve içme suyu temin edin.

Enkaz ve yıkıntılar arasında, cadde ve sokaklarda gelişigüzel dolaşmayın.


Şimdi de internetten yaptığım araştırmalar doğrultusunda okuduğum bazı korunma tedbirlerini paylaşayım:

1) Evdeki güvenli bölgenizi belirleyin. sağlam masa ve mobilyaların altı veya yanları. Özellikle yaşam üçgeni oluşturabilecek alanlar. Yaşam üçgeni üzerine moloz düştüğünde ezilmeyecek ve boşluk bırakacak alanlardır. Örneğin depreme uykuda yakalanırsanız uyku sersemliğiyle yapabileceğiniz tek şey yataktan yana yuvarlanıp yatağın yanında yerde cenin pozisyonunu alıp başınızı ve yüzünüzü korumak olmalıdır. Yatak ve bazası yere kadar ezilmeyeceğinden çevresinde hayat üçgeni oluşacaktır. Senede bir iki kez güvenli bölgelerinizi gözden geçirin ve ailecek deprem tatbikatı yapın. Evdeki tüm dolapları, büyük eşyaları deprem sırasında devrilmemeleri için duvara sabitleyin. Dolap kapaklarını kolayca açılmayacak şekilde ayarlayın.

2) Deprem çantanızı hazır bulundurun ve kolay erişebileceğiniz bir yerde tutun. Örneğin yatağınızın yanı başında durabilir.

3) Depreme bina içerisinde yakalandıysanız ve tek katlı bir evde yaşamıyorsanız dışarı ÇIKMAYA ÇALIŞMAYIN! Ev içerisinde belirlediğiniz güvenli alana gidip, yerde cenin pozisyonunuzu alın.

4) Depreme dışarıda yakalandıysanız etrafınızdaki binalardan uzağa, üzerinize moloz ve cam parçalarının, kopabilecek elektrik tellerinin düşmeyeceği açık bir alana yönelin.

5) Deprem geçtikten sonra binada görünür bir hasar olmasa bile ocağı kullanmayın, çakmak - kibrit yakmayın. Bir gaz kaçağı var mı diye kontrol edin.

6) Deprem sonrasında kalın tabanlı botlar giymeniz cam kırıklarına ve diğer sivri nesnelere bastığınızda ayaklarınızın kesilip, yaralanmasını önleyecektir.

7) Deprem sonrasında deprem çantasını alıp güvenli açık bir alana gidip beklemeniz faydalı olacaktır. Özellikle bir artçı deprem gerçekleşirse dışarıda daha güvende olursunuz.

Olası Hayat üçgeni oluşturabilecek alanlar ve gerçek bir hayat üçgeni! Ayrıca resimlerde yere nasıl yatmanız gerektiği de gösterilmiştir.

Deprem sırasında oluşmuş bir hayat üçgeni
Olası hayat üçgeni oluşturabilecek alanlar


Yatağın kenarında hayat üçgeni oluşturma 


Faydalı kaynaklar:

1) http://nizam23.blogcu.com/deprem-sirasinda-zarar-vermemesi-icin-esyalarin-sabitlenmesi/308649
2) http://sorusoruyorum.blogspot.com/2012/06/depremde-yaplmas-gerekenler-nelerdir.html
3) http://www.secretsofsurvival.com/survival/earthquake.html

6 Haziran 2012 Çarşamba

Samsung Galaxy S III - Dört Çekirdek Gerçekten Gerekli mi?

wired.com'da çıkan bir makalede başlıktaki soru tartışılmış. Dört çekirdekli bir telefona gerçekten gerek var mı? (1)

Samsung'un Exynos 4 işlemcisi

Hazır olsanız da olmasanız da dört çekirdekli işlemciler akıllı telefon ve tablet pazarına girmeye başlıyorlar, özellikle alacağınız bir sonraki telefon, özellikle Android işletim sistemine sahipse büyük ihtimal dört çekirdekli bir işlemciye sahip olacak.

Dört çekirdekli bir işlemcinin iki ve tek çekirdekli işlemcilere göre avantajları kağıt üzerinde çok fazla. Her ne kadar Samsung ve Nvidia dört çekirdekli işlemcilerini yere göğe sığdıramasalar da teknoloji uzmanları aynı fikirde değil. Onlara göre bu işlemcinin gerçek potansiyelini gerçek kullanıma sokabilmesi için daha aylar ve hatta yıllar var. Çünkü piyasadaki uygulamaların hepsi tek çekirdek ve çift çekirdek için tasarlanmış durumdalar. Ve bu uygulamalar dört çekirdekli sistemde de en iyi ihtimalle çift çekirdekmiş gibi çalışacaklar.


Her ne kadar Android 4.0 işletim sistemi dört çekirdek için optimize edilmiş olsa da bu durum bağımsız geliştiricilerin piyasaya sürdüğü uygulamalar için geçerli değil. Dolayısıyla bu uygulamalar söz konusu olduğunda dört çekirdekten beklediğiniz performansı göremeyeceksiniz.

Peki iPhone bile hala çift çekirdekle çalışırken (ki oldukça iyi çalışıyor) Android cephesinde bu dört çekirdek merakı nereden kaynaklanıyor? Cevabı basit: Rekabet. iPhone haricindeki cep telefonu üreticileri ürünlerini farkılalaştırabilmek için teknolojik yeniliklere saldırıyorlar. Dolayısıyla tüketiciden bir talep gelmeden daha yeni teknolojiyi piyasaya sürüyorlar. Dolayısıyla teknoloji önden geliyor, onu kullanacak yazılım ve uygulamalar onu takip ediyor. Sonuçta ortada dört çekirdek teknolojisi varken elbette onu kullanacak uygulamalar da geliştirilecek ancak uzmanların da söylediği gibi bu uygulamaların gelmesi aylar ve hatta yılları bulabilir.

Peki dört çekirdeğin hiç faydası yok mu? Var tabi ki. Herşeyden önce pil tasarrufu sağlıyor. Android 4.0, dört çekirdekli işlemciyle uyumlu olduğu için daha hızlı çalışıyor.

Bu durumda dört çekirdekli bir telefon almayı ancak ileriye yatırım olarak görmek gerek -ki bu durum normalde teknoloji ürünleri için pek geçerli değildir, çünkü teknoloji eskir. Özellikle tüketici elektroniği alanında aldığınız ürünün altı ay-bir sene sonra mutlaka daha iyisi çıkar. Bu durum dört çekirdekli işlemciye sahip telefonlarda nasıl gerçekleşecek bekleyip göreceğiz.

Not: Bu arada Samsung Galaxy SIII Avrupa'da 4 çekirdekli işlemciyle satılacakken ABD'de çift çekirdekli işlemciyle piyasaya sürülecekmiş.(2)

Kaynak:
1) wired.com - Does Samsung’s Galaxy S III Smartphone Even Need Quad-Core Power? -
2) wired.com - Samsung Galaxy S III, Without Quad-Core CPU, Slated for 5 U.S. Carriers