27 Ağustos 2011 Cumartesi

Skype Kendi Uygulama Mağazasını Açtı



(Kaynak: Lance Whitney/CNET)
 Skype, şirketin çevrimiçi görüşme ve mesajlaşma servisiyle entegre olabilen üçüncü parti uygulamaların sunulduğu kendi uygulama mağazasını açtı.

Geçmişte de Skype üzerinde üçüncü parti yazılımlar mevcuttu ancak App Directory insanların istedikleri yazılımı arayıp yükleyebilmesine olanak tanımak üzere şirket tarafından girişilmiş ilk ciddi çaba olmasıyla dikkat çekiyor.
Mağaza resmen Çarşamba günü açıldı.

Skype kullanıcıları  tüm uygulamaların listesine göz atabiliyorlar, halihazırda mağazada 23 uygulama bulunuyor.

Skype için kendi uygulamasını geliştirmiş geliştiriciler, bu listede yer almak için uygulamalarını şirkete bildirebiliyorlar ve şimdilik sadece 23 uygulama bulunduğuna göre çok daha fazlasına ihtiyaç olacacağı kesin.

haberin orijinali için bkz: CNET

26 Ağustos 2011 Cuma

BlackBerry Messenger için müzik paylaşım servisi geliyor



Son zamanlarda sosyal ağlara gittikçe daha fazla dikkat gösteren şirketlere bir müzik paylaşım hizmetini devreye sokarak RIM de katılıyor. RIM, bu şekilde BlackBerry Messenger hizmetinin popülaritesini artırmayı umuyor.

BlackBerry akıllı telefonlarının üreticisi, kullanıcıların diğer BBM Music kullanıcılarıyla paylaşabileceği, sürekli gelişen bir müzik kütüphanesi oluşturabilmesine olanak tanıyan bulut tabanlı hizmeti BBM Music'i duyurdu. Bu hizmet, Universal Music Group, Sony Music Entertainment, Warner Music Group ve EMI'nin kataloglarındaki milyonlarca parçayı sunacak.

Servis, kullanıcıların kendi BlackBerry'lerinde dinlenebilecek veya kaydedilebilecek 50 şarkıya erişebilmesine izin verecek. Kullanıcılar kütüphanelerini, kütüphanelerinden 25 şarkıyı arkadaşlarının kütüphanelerindekilerle değiştirerek güncelleyebilecekler.

BBM Music'in Perşembe (26.08.2011) günü Kanada, ABD ve İngiltere'de kapalı beta sürümü başlayacak ve ayda 4.99 $ olacak.

orijinal haber için bkz: CNET

Bu arada Rocconnect'i duydunuz mu?

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Dünyadaki Tüm Film Festivalleri...Birleşin!

Bugün merak ettim acaba dünyada ne kadar film festivali var diye. Hemen cânım internete koştum, "canım intoşum, ne kadar film festivali var..bıdı bıdı" diye sordum.

Biraz arama tarama yaptık sonra şu internet sayfacağızına eriştim. (sanki dünyaları aştık...)

Fest21.com

Tüm dünyadan film festivallerinin kaydını tutan bir site. Siteye kaydını yaptırmış 4000'den fazla çeşit çeşit film festivali mevcut.

Hatta, bir de festival arama sayfası mevcut. Tarihe, ülkeye, temasına vs. göre arama yapabiliyorsunuz. Arama için de buraya tıklayın.

İşte bir merakımı daha tatmin etmenin verdiği mutlulukla sizlere bol seyirler diliyor ve gidiyorum...


23 Ağustos 2011 Salı

Alo! Facebook'tan Arıyorum…

Dünyada ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren Rocco ve Turkcell, Facebook’ta cep telefonu üzerinden iletişimi başlattı. Rocco Sıkısakız için Turkcell altyapısı ile hazırlanan “Facebook’tan cep telefonu ile arama yapma servisi”ne sadece telefon numaranızı vererek dahil olabiliyorsunuz. Linke tıklayıp http://www.facebook.com/roccoloji kaydınızı tamamladıktan sonra uygulamaya kayıt olan herkesle Rocco’nun hediye ettiği 30 dakikayı kullanarak konuşabiliyorsunuz. Nasıl mı? İşte videosu...

Üyelerin telefon numaraları görünmediği için hem eğlenceli hem de çok güvenli olan Rocconnect Tıkla Konuş ile bedava konuşmak için Turkcell abonesi olmanız ve bir Facebook hesabınızın olması yeterli.



Bir bumads advertorial içeriğidir.


19 Ağustos 2011 Cuma

IPhone 4 Product Tour - IPhone 4 Ürün İncelemesi

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Bir Eski İzmir'linin Çeşme İzlenimleri



Bu sene yıllık iznimin bir kısmını İzmir-Çeşme'de kullandım; yine bir çok önceki izinlerimde olduğu gibi.

İstanbul'da yaşayan bir İzmir'li olarak Çeşme'yle ilgili izlenimlerimi şimdiye dek hiç paylaşmadığımı farkettim ve bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Öncelikle Çeşme denince aklıma gelen şeylerden başlayayım: Rüzgar, Deniz, Kum, Güneş ve Kumru.

Alaçatı ve Sörfler
Çeşme'ye gidiyorsanız herşeyden önce rüzgarlı bir yere gittiğinizin bilincinde olun. Rüzgarsız günler Haziran-Temmuz-Ağustos döneminde çok seyrek olup genellikle 1-2 günlük dönemler şeklinde olur. Hatta 10-15 rüzgarlı günün ardından ancak 1-2 gün rüzgarsız geçer. Ama zaten yazın sıcağında Çeşme'yi yaşanır kılan da bu rüzgardır.

Asıl sakin dönem eylülde başlar, yani okullar açıldıktan sonra.

Tabi rüzgara ilave olarak sörften de bahsetmek gerekir. Alaçatı tarafı sörfçülerin varış noktası olmalıdır. Sörf için en iyi koşullar Alaçatı'dadır (rüzgar, deniz, konaklama vs. açısından)

Deniz ise anlatılmaz yaşanır. Denizin berraklığı ve kumun inceliği bence tüm Ege'de sayılıdır. Özellikle kumsalların uzunluğu ve suyun içindeki kumun da balçık olmaması (yani ayağınıza yapışmaz) deniz keyfinizi artırır.

Gelelim Kumruya: Çeşme'de Bir Hüseyin'in Kumrusu vardır, bir de Şevki'nin Kumrusu vardır ki Şevki de Hüseyin'in yanından yetişmedir. Diğerlerini bilmem. Hüseyin yanlış bilmiyorsam Çeşme-Ilıca'da ilk kumrucu büfesini açan kişidir ve hala eski yerinde hizmet verir. Şevki ise almış yürümüş bütün Çeşme'ye yayılmıştır. Hüseyin daha mütevazi şekilde şubelere sahiptir.

Şimdi biraz daha serbest çağrışımla yazmaya başlayabilirim.

Çocukluk dönemime göre Çeşme yarımadası her yönüyle çok değişmiş durumda. Artık heryere yol var. Eskiden bisikletlerle toprak yollardan düşe kalka gittiğimiz Alaçatı koyları artık ayak altı olmuş ve çeşitli "beach"ler tarafından işgal edilmiş vaziyetteler.

Betonlaşma konusunda Kuşadasının yaşadığı akibete daha uğramamış olsa da villa sayısında oldukça artış gerçekleşmiş.

Eskiden pek rağbet görmeyen Alaçatı ve Dalyanköy ve hatta Çiftlikköy tarafları çok gelişmiş. İlave olarak Çeşme limanındaki yat limanı ve etrafındaki çarşı da bir çekim merkezi yaratmış.

Burada Alaçatı'ya özel bir vurgu yapmak lazım, Alaçatı köyünü neredeyse baştan yaratmışlar. Köylünün eskiden hayvanını bağladığı ahırların şimdi pansiyon, kafe vs. olduğunu görünce ister istemez tebessüm etsem de bu duruma pek üzülecek değilim. Umarım köylüler bu değişimden maddi olarak faydalanabilmiştir.

Alaçatı - Taşev
Alaçatı - Çarşı
Alaçatı - Gece hayatı (boş zamanı)
Alaçatı - Gece hayatı (Dolu zamanı)
Denize girmek isteyenler için çeşitli önerilerim olacak: öncellikle uzun bir kumsal görmek istiyorsanız gideceğiniz iki yer var: birincisi ılıca plajı, ikincisi boyalık plajı. Fakat buralarda hakim rüzgar denizden estiği için genellikle deniz dalgalı olur. 

Ilıca Plajı - Sheraton'a bakış
Ilıca Plajı - Sheraton'dan Bakış

Düz deniz seviyorsanız gidebileceğiniz çeşitli yerler mevcut. İlk olarak Alaçatı tarafındaki koyları ve "beach"leri tercih edebilirsiniz. Ancak Alaçatı tarafında deniz düz olsa da sıcaklık "buz" mertebesindedir. Soğuk denizden hoşlanmıyorsanız birazdan sayacağım yerleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca Çiftlikköy tarafını da tercih edebilirsiniz ancak orada da su buz gibidir.

Hacettepe Koyu
İkinci olarak Dalyan köy tarafına gidebilirsiniz. Burada da birden çok seçenek mevcuttur: Ayayorgi koyu, Hacettepe Koyu (Dalyan koyu da deniyor), Kocakarı plajı. Buralar boyalık plajıyla aynı tarafta olsalar da koy olmaları nedeniyle deniz düz olur ve su sıcaklığı maküldür. Ayayorgi ile Hacettepe koyu yan yanadır. Fakat özellikle Ayayorgi'ye ve oradaki "yüksek sosyete"ye hitap eden mekanlara gitme isteğinde değilseniz Hacettepe Koyuna gitmenizi öneririm. Ayrıca buradaki tesis hafta içi daha orta halli fiyatlar sunup Serdar Ortaç çalmayan nadir yerlerdendir

(Not: Hafta sonu geldiğinde neredeyse Çeşme'deki bütün mekanlar fiyatlarını %50'ye varan oranlarda artırmaktadır...)

Bir de Ildır istikametinde gidebileceğiniz Paşalimanı vardır. Daha çok Çeşme'de yerleşik kişilere hitap eden bir yer olup kumsal yerine iskeleden derin denize girmekten hoşlananlara hitap eder.

Çeşme denince markalaşmış, simgeleşmiş bir kaç yer-kavram daha vardır. Şantiye-Altınkapı, Site Spor, Altınyunus, Dost Pide, Midye, Çerkezköy gıdapazarı, Şenturşucu, Egeçeşme sitesi, Boyalık Sitesi, Açık Hava Sineması...Bunlar eski Çeşme'lilerin-İzmir'lilerin bildiği kavramlardır ve şimdi detaylı anlatmak yerine gidip kendiniz keşfetmenizi öneririm. Belki başka bir yazıda oraları da anlatırım.

Çeşme'ye gideceklere şimdiden iyi tatiller!

Blackberry Bold 9900 İncelemesi

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Esra Ceyda Kardeşler Yardım Fonu Oluşturdu

Reklamlardan ve sosyal medyadan renkli kişilikleri ile tanıdığımız Esra ve Ceyda kardeşler (nam-ı diğer Cicişler), bu sefer partilerin değişmeyen cipsi Ruffles’ın yeni çıkardığı Burger King tadındaki ürünü için kamera karşısına geçti. Çılgın bir parti ve koşturmaca içinde başlayan hikaye bizi bazı seçim ve yollara sürüklüyor. Senaryo gereği yanımızda para olmadığından otostop çekmeye başlıyoruz ve kendimizi birden Esra ile Ceyda’nın otomobilinde yardım isteyen bir otostopçu olarak buluyoruz… İşte Esra ve Ceyda’nın gençlere yardım ettiği enteresan hikayenin en ilginç bölümü aşağıda, seçimleri yaparak hikayenin devamını izleyebilirsiniz…

İşin en eğlenceli kısmı, Esra ve Ceyda kardeşler ile konuşabiliyor olmamız… Cep telefonumuzu verdiğimiz anda Esra ve Ceyda kardeşler bizi arıyorlar ve şanslıysak yardım etmek için cebimize 60 dakika ve 100 mb internet paketi yolluyorlar.

Ayrıca numarayı geri aradığımızda Esra ile Ceyda’nın komik ve bir o kadar enteresan muhabbetlerini dinliyoruz. Üstelik her aramada başka bir muhabbet çıkması da ayrı bir güzellik olmuş…

Benden de size bir kolaylık: Oyuna en kestirmeden bu linkten ulaşabilirsiniz http://www.facebook.com/rufflesturkiye




Bir bumads advertorial içeriğidir.