3 Haziran 2009 Çarşamba

SSD: Geleceğin Teknolojisi mi?

SSD (Solid State Drive) yani kat hal sürücüsü çoğumuz tarafından yeni yeni duyulmaya başlansa da, temeli 1970'lere kadar dayanan bir teknolojidir. Verileri sürekli olarak saklayabilmek için katı hal hafızası kullanan SSD'ler klasik bir sabit disk sürücüsünü emüle edtmek suretiyle bir çok uygulamada sabit disklerin yerini kolayca alabiliyorlar. Hareketli hiç bir parçalarının bulunmaması sayesinde SSD'ler daha sağlam ve daha sessiz olmalarının yanı sıra mekanik gecikmeler olmadığı için veriye erişim zamanı ve gecikmeler genellikle daha düşük ve güç tüketimleri de sabit disklerden oldukça az olmaktadır.

Modern anlamdaki ilk SSD'yi 1978 yılında StorageTek geliştirmiştir. Günümüzdeki SSD örneklerinin ise sundukları ısınmama ve düşük güç tüketme gibi avantajları nedeniyle ilk olarak laptoplarda kendilerini göstermeye başlamış olmasına şaşılmamalıdır.

Şimdide biraz SSD'lerin avantaj ve dezavantajlarına bakalım:

AVANTAJLAR:
* Daha hızlı başlangıç (çünkü dönmeye başlamak gibi bir mefhum yoktur)
* Okumada tipik olarak daha hızlı rastgele erişim (çünkü hareketli bir okuma/yazma kafası yoktur)
** Mekanik bir kafa olmadığı için bekleme, gecikme süreleri çok düşüktür. Bu sayede boot süreleri çok kısalmıştır.
** Yine mekanik bir kafa olmadığı için okuma ve yazma hızlarında belli bir hız (ki oldukça
yüksek bir hız) sürekli olarak korunabilmektedir.
* Sessiz. Soğutma fanı kullanılan çok yüksek performanslı olanlar birkaçı hariç.
* Nispeten düşük performanslı olanlarda güç tüketimi ve ısı üretimi aktif kullanımda çok
düşüktür.
* Yüksek mekanik güvenilirlik, hareketli parça olmadığı için "mekanik" arıza riski yoktur.
** Mekanik aksam bulunmadığı için darbelere karşı daha dayanıklıdır. Titreşim ve aşırı sıcaklık farklarından etkilenmez. Bu nedenlerle laptoplar için idealdirler.
* Çalışma sıcaklığı aralığı daha geniştir. Klasik sabit diskler 5-55 C'de çalışabilirken SSD'ler 70C'ye kadar çalışabilmektedir.
* Hata gerçekleştiğinde büyük çoğunlukla okuma yerine yazma veya hücre silme esnasında gerçekleşmektedir. Manyetik-mekanik sürücülerdeyse hatalar daha çok okuma esnasında gerçekleşme eğilimindedir. Bir SSD sürücüsü yazma işlemi esnasında hata tespit ederse yazma işlemini yeni bir yerde tekrarlayabilir. Klasik bir sabit disk ise okuma esnasında hata yaparsa bu veri tamamen kaybedilir.






DEZAVANTAJLAR:
* Maliyet. Sabit disk sürücüleriyle kıyaslandıklarında hala pahalıdırlar.
* Kapasite. Her ne kadar 1TB'lik sürücüler duyurulmuş olsa da kapasite artırma konusunda sabit disk sürücülerin kapasiteleri daha hızlı bir şekilde arttığından dolayı sabit disklere göre şimdilik daha düşük kapasiteli olmaktadırlar.
* Sınırlı yazma (silme) çevrimi. Flash hafıza hücreleri MLC'de 1000 ila 10.000 ve SLC'de 100.000 yazma çevriminden sonra aşınırken yüksek dayanımlı hücrelerde 1-5 milyon yazma çevrimine erişilebilmektedir. (birçok log dosyası, file allocation tabloları ve diğer sık kullanılan dosya sistemi parçaları bu yazma-silme sayısını bir bilgisayarın ömrü boyunca fazla fazla geçmektedir). Bu soruna istinaden 2008'den itibaren aşınma dengeleme (wear leveling) işlemi uygulanmaya başlanmıştır. Öte yandan DRAM tabanlı SSD'lerde bu sorun bulunmaz.
* Düşük yazma hızları. Silme blokları genellikle oldukça büyük olduğundan dolayı (örneğin 0,5 ila 1 megabayt) küçük yazma işlemlerinde konvansiyonel disklere kıyasla daha yavaştırlar ve yazma fragmantasyonundan etkilenebilirler. Güncel SSD'ler bu sorunu büyük DRAM yazma ara bellekleri ve akıllı kontrolörler kullanarak çözmektedirler.
* DRAM temelli SSD'ler sabit disklere kıyasla daha fazla güç çekerler ve bilgisayar kapalıyken bile güce ihtiyaç duyarlar, sabit disklerin böyle bir ihtiyacı yoktur.

DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Yukarı anlatılanların ışığında ilk dikkat edilmesi gereken şey bir SSD'niz varsa artık diske defrag yapmanıza gerek yoktur. Birincisi defrag yapmanın pratik bir faydası yoktur, ikincisi bu işlem dosyaları silip tekrar yazdıracağı için SSD'nin ömründen yersiniz. Ayrıca hardiski sürekli olarak indexleyen programları kapatabilirsiniz. Linux'de durum nedir bilmiyorum ancak Vista'ya kadar olan Microsoft işletim sistemleri sabit diskler için optimize edilmişlerdir. Ancak şuan release candidate'i çıkmış bulunan windows 7 hem ssd'ler hem de sabit diskler için optimize edilmiş olarak gelecekmiş.

Ayrıca artık yeni nesil SSD'lerde de cache bellek bulunmaya başladı. Cache bellek bulunmayan SSD'lerdeki sorun ise disk üzerindeki bir dosyayı yine aynı disk üzerinde başka bir yere kopyalama/taşıma işleminin çok yavaş olmasıydı. İşte bu sorunu cache bellek koyarak artık çözdüler. SSD alırlen buna dikkat edilmesi gerekiyor.

SONUÇ
Bir SSD'niz olduğunda bilgisayarınızı daha hızlı açarsınız, programlar daha hızlı yüklenir, sisteminiz daha sessiz çalışır, daha az ısınır (tabi ki deneysel maksatlı yüksek kapasiteli bir SSD kullanmıyorsanız), SSD'niz daha az arıza yapar (hatta yapmaz, bad sector gibi bir mefhum yoktur çünkü), darbelere karşı daha dayanıklıdır. Ayrıca yazma ve okuma hızlarında sabit bir ortalama değeri sürekli olarak koruyabildiğinden dolayı örneğin bir filmin DVD'den kopyalanması veya DVD'ye yazılması saniyeler mertebesinde gerçekleşir.

SSD gerçek anlamıyla kuşku götürmez bir şekilde geleceğin teknolojisidir. Her ne kadar şuan ki fiyat-kapasite oranı HDD'lere göre çok düşük olsa da 2-3 sene zarfında çok daha yaygın bir kullanım alanı bulacak ve sonunda da HDD'leri yavaş yavaş kullanım dışına itecektir. Tek bir SSD bile RAID 0 yapılmış HDD'lerin hızını kolayca geçebilmektedir, çünkü SSD teknolojisi temelinde RAID benzeri bir teknolojiyi barındırmaktadır. SSD içerisinde bulunan çipler birbirlerine RAID'e benzer bir şekilde bağlanmıştır.

Bunun haricinde SSD'leri RAID olarak da kullandığınızda ulaştığınız hızlar tahmin sınırlarınızın ötesindedir. (Eğer inanmıyorsanız görmek için tıklayınız.)

SSD'ye bir kez geçtikten sonra bir daha kolay kolay bırakamayacağınızı rahatlıkla söyleyebilirim, pişman olmayacaksınız.




1 yorum.:

Adsız dedi ki...

SSD lerde bad sector vardır

Yorum Gönder