27 Ekim 2009 Salı

Burçlar, İnsan Psikolojisi ve Dahası

Yazıya başlamadan önce hemen bir kişilik tahlilinizi yapmama müsaade ediniz:

"Başkalarının sizi beğenmesine, size hayran olmasına ihtiyaç duyuyorsunuz, ama aynı zamanda kendinize karşı eleştirel olmaya da eğilimlisiniz. kişiliğinizin bazı zayıf yönleri var ama genelde bunları telafi etmeyi başarıyorsunuz. kendi yararınıza çevirebileceğiniz halde kullanmadığınız önemli bir kapasiteye sahipsiniz. dışardan disiplinli ve özgüvenli gözükürken, içten içe kaygılı ve güvensizsiniz. bazen doğru kararı verip vermediğiniz ya da doğru şeyi yapıp yapmadığınız konusunda kafanızda ciddi şüpheler uyanıyor. belli bir miktarda değişiklik ve farklılığı tercih ediyorsunuz; kısıtlamaların, sınırlandırmaların içinde kalmak sizi mutsuz ediyor. bağımsız bir düşünür olmakla gurur duyuyorsunuz ve başkalarının iddialarını tatmin edici kanıt olmadan kabul etmiyorsunuz. ama kendinizi başkalarına açarken çok açık, çok içten olmayı akıllıca bulmuyorsunuz. bazı zamanlar dışadönük, sokulgan ve sosyalsiniz; bazı zamanlarsa içedönük, sakıngan bir kapalı kutu oluyorsunuz. bazı çok gerçekdışı arzularınız var."

Lütfen şimdi bu değerlendirmenin ne kadar size uygun olduğunu aşağıdaki ölçeğe göre derecelendirin:
1____2____3____4____5

Evet, şimdi gelelim sonuca: Tekil olarak kaç puan verdiğinizi bilemeyeceğim fakat bu değerlendirmeyi yapanların hepsinin ortalaması 4 civarında çıkacaktır. Bu test 1948'den beri tüm dünyada uygulanmakta olup ortalaması 4,26 civarında çıkmaktadır.

Şimdi konuyu biraz daha açalım. Okuduğunuz bu metin bir gazetenin burç sayfasından rastgale alınmış olup ilk olarak 1948 senesinde bir psikoloji dersinde B.R. Forer tarafından sınıfındaki öğrencilere verilmiştir. Daha sonra aynı şekilde öğrencilerden değerlendirmede bulunmaları istenmiş ve tahmin edeceğiniz üzere ortalama değer 4,26 çıkmıştır.

Bu olgu psikolojide Forer etkisi veya yine aynı dönemde yaşamış P.T. Barnum'a ithafen Barnum etkisi olarak adlandırılmaktadır. Açıklaması ise insanların çok genel, hemen hemen herkese uyabilecek sözleri hele hele de biraz övücü bir tondalarsa rahatlıkla salt kendilerine özgüymüş gibi algılamaya eğilimli olduklarıdır.
İşte bu çalışma bu durumu çarpıcı, rahatsız edici bir şekilde gözler önüne seriyordu. Bu zaafın sebebi, insanların kendileri hakkında (bilhassa da güzel) bir şeyler duymaya olan kör edici ihtiyaçları, bir nevi biriciklik yanılsaması, nihayetinde de biraz saflık olabilirdi, ama son tahlilde değişmeyen şey, astroloji gibi, grafoloji gibi, falcılık gibi bilimsel olarak objektifliği kanıtlanamamış pekçok alana gösterilen yoğun rağbetin temelinde yatan en güçlü mekanizmalardan birinin bu olduğuydu. Aşağıda linkini verdiğim doktora tezi çalışmasından bir alıntı aktarayım: "Herkes ya da her durum için geçerli olan bir yargının sanki sadece belirli bir kişi ya da durum için özelmiş gibi kullanılması bu durumu yaratır. 'O akrep burcundan, aldatılmaya tahammülü yoktur' cümlesi tipik bir Barnum etkisi içermektedir. 'Aldatılmaya tahammülünün olmaması' sadece bir burçtan olan kişilerin özelliği değil, doğal olarak insanların çoğunluğunun ortak özelliğidir. Astrologların sıklıkla kullandığı bu dil yapısı, burçları okuyan kişilere 'doğru yazıyor' bilgisini ya da izlenimini vermektedir."

Gördüğünüz üzere insan inanmaya meyilli bir varlık, o yüzden söylenen her söze inanmadan önce sorgulayın ve "Bu benden mi bahsediyor? Yoksa genelden mi bahsediyor?" diye durum değerlendirmesi yapmak özellikle günümüzün reklam, tüketim, siyaset gibi insanları kendi çıkarları doğrultusunda manipüle etmek isteyen ekollerine karşı uyanık olmanızı sağlayacaktır.


konuyla ilgili çeşitli internet kaynakları:
1) http://en.wikipedia.org/wiki/Forer_effect
2) http://ulas.teori.org/index.php?option=com_content&task=view&id=14&Itemid=28
3) http://acikarsiv.ankara.edu.tr/fulltext/472.pdf (bu bir doktora tezi çalışmasıdır)

Kapanışı şu deyimle yaparken hepinize göz kırpıyorum: fala inanma falsız kalma...








0 yorum.:

Yorum Gönder