20 Ekim 2009 Salı

İyi Çay Aşkına!


Hiç yemek içmek üzerine birşeyler yazacağımı düşünmezdim ama işte şimde çay aşkına birşeyler yazıyorum. Çay, afyonumuzun patlamasına vesile olan "sıcakkanlı" içecek!

Her ne kadar son zamanlarda kahve severlerin sayısı artmış olsa da (en azından kahve dükkanlarının pıtrak gibi açıldığı büyük şehirler için genelleyebiliriz bunu) toplumun büyük çoğunluğu hala sabah mahmurluğunu çayla atma yolunu seçiyor. Bu durumda herkesin çay üzerine eminim çeşitli fikirleri vardır.

Eminim bu yazıyıcı okuyacak herkesin çocukluğuna dair bir çay demleme anısı vardır: Ben küçükken ve itiraf edeyim ki lise çağlarıma kadar çay yapmayı çok acayip birşey sanırdım (sakın bundan çay yapmayı küçümsediğim sanılmasın). Çünkü bizim evde çay yapmak neredeyse bir ritüeldi. Tomurcuk (namı diğer earl grey) ve çay harmanı belli oranlarda karıştırılır ve kavanoza doldurularak hazır edilirdi. Daha sonra sabah ilk iş çay demlenirdi ve sürekli "sabah çayımı içmezsem afyonum patlamaz" cümlelerini duyardım. Şimdi aynı şekilde benim, sabah çayını içmezsem afyonum patlamıyor...

Bu kadar uzun bir giriş yazısından sonra gelelim çayın nasıl iyi demleneceğine:
Öncelikle çay kuru bir yerde, diğer kokulu gıdalardan uzakta ağzı sıkı kapalı bir kapta muhafaza edilmelidir.

Porselen demlik tercih edilse de son zamanlarda yaygınlaşan cam demlikli çay demleme tezgâhları da tatmin edici sonuçlar vermektedir. Fakat metal demlik kullanıyorsanız metalin çayın tadını değiştirdiğini unutmayın. Metal demlik kullanmaya mecbur kalırsanız çayı demledikten sonra fazla beklemeden tüketin.

Kaç bardak çay içilecekse her bardak için bir çay kaşığı çayı demliğe koyup tozunu atmak için oda sıcaklığında suyla yıkayıp bu suyu süzmelisiniz. Bu işlemi abartıp çayı suda bekletmeyin, hızlı bir hareketle suyu çaya döküp hemen sonrasında boşaltın. Bu arada farklı görüşlere göre bu esnada çaydanlığın sıcak olması gerektiğini söyleyenler de var, deneme yanılma usulüyle tercihinize göre demliği önceden ısıtın veya ısıtmayın.

Bu esnada çaydanlıkta suyu kaynatmaya başlayın ve içine çay konulmuş demliği çaydanlık üzerine yerleştirin.

Su kaynar kaynamaz çay demlenmemelidir. Su, kısa bir süreliğine ateşten alınarak fokurdama bitene kadar bekletilmelidir. Ancak bundan sonra su çayın üzerine dökülmelidir. Bu noktada da farklı görüşler vardır. Suyu dairesel bir hareketle tüm çaya dökebileceğiniz gibi demliği hafif eğip sadece tek bir noktadan çayı karıştırmadan yavaşça da dökebilirsiniz. İkinci yaklaşımda amaç çayın demlenene kadar yavaşça çökmesini sağlamaktır. Hatta çayı hızlı demlemek isteyenler fazla beklememek için çay çökmemişse demliği hafifçe sallayarak çayı çökertirler. Terchihen demlik sallanmamalıdır.

Demleme süresi 5-10 dakikayla 20-25 dakika arasında değişmekle birlikte yukarıda anlattığım gibi çayın çökmesi de bir demlenme kriteri olarak kullanılabilir.

Çay tercihen yarım saat içerisinde tüketilmelidir fakat çayı kısa sürede tüketemeyecek ve de üşengeçlik yapıp sık sık çay demleyemeyecekseniz demlenen çayı posasından ayırmayı deneyebilirsiniz. Böylece bekledikçe çayın acılaşmasının önüne geçebilirsiniz. Tabi bu durumda ikinci bir ısıtılmış demliğe (porselen veya cam) ihtiyacınız olacaktır.

Bardak seçimine gelince bu tamamen içecek kişinin zevkine kalmış olmakla birlikte ağzı ince, beli ince çay bardağımızı tercih etmenizi dilerim. Zira çayın tadı en güzel ince belli çay bardağında çıkıyor. Fakat işyerinde sürekli kalkıp çay almanın zorluğu nedeniyle vs. kupada çay içmek zorundaysanız da afiyet olsun :)








Referanslar:
1) Çay (Bitkisi) (Wikipedia Türkçe)
2) Çay (İçecek) (Wikipedia Türkçe)

0 yorum.:

Yorum Gönder