27 Mart 2012 Salı

Fikrimin İnce Gülü

Kaynak Kıçım Adamı

İçimden geçenleri yazmak için serbest nesir üzerine yönelmiş vaziyette klavyemin tuşlarına çat çat basarak fikirlerimi bir formdan başka bir forma dönüştürüyorum.

En nihayetinde fikrin korunumu yasası diye bir şeyi ortaya koyabilirsek “bir fikir yoktan var edilebilir ancak yok edilemez” şeklinde tarif edilmelidir.

İkinci bir yasa ise bir fikir çeşitli formlara dönüştürülebilir ancak kendinden hiç bir şey kaybetmez, beyinde oluşturulan bir fikir sesle iletilerek karşı tarafın kulaklarından girip beynine ulaştığında tekrar beyninde biçimlendirilir, veyahut beyin-el ilişkisi vasıtasıyla şuan yaptığım gibi parmak hareketleri ve klavye kullanılarak bilgisayar ortamında sayısal bir biçime dönüşür ve daha sonra başka bir insan tarafından okunduğunda göz-beyin vasıtasıyla tekrar beyinde biçime kavuşur.

Bu ilişkileri belirleyince hepsinde de değişmez bir aktör olduğu ortaya çıkıyor, bu da üçüncü yasa olsun: bir fikir ancak bir insan tarafından oluşturulabilir veya dönüştürülebilir. Yani bir fikri oluşturan insan onu söyleyerek, yazarak veya mimiklerle ara formlara dönüştürebilir ve başka bir insan da bu dönüştürülmüş ara formları dinleyerek, okuyarak ve hatta hissederek (dokunmak vs.) tekrar beyninde biçimlendirir.

Yani fikir-insan ayrıştırılamaz bir birliktir…

Güya bilinç akışı tekniğiyle bir şeyler yazalım dedik konu nerelere geldi. Aktıkça akıyor, durduramıyoruz efendim!

Peki fikrimin ince gülü demek ne demektir?..

0 yorum.:

Yorum Gönder