6 Mart 2009 Cuma

Seçimler Yaklaşıyor - 29 Mart Yerel Seçimleri ve sonrası

Bir seçim dönemini daha harala gürele yaşıyoruz tüm hızıyla. Yine binbir çeşit vaad havalarda uçuşuyor ve peşinden de ayakları yere bir türlü basmayan siyasiler dolaşıyor. Siyasilerin ayakları yerden o kadar yüksek ki yerde kalmış olanların hepsi aynı gözküyor; gözlerini kısıp ayırt etmeye çalışsalar da görebildikleri tek şey "oy". Bunu genel olarak hepsi için söylüyorum, bir parti ayrımı yapmıyorum. Zaten partilerin bu uğurda neler yaptıklarını gördük ve seçimler yaklaştıkça da daha neler göreceğiz kim bilir!

Bu seçimler de daha öncekilerda olduğu gibi bize, yani vatandaşa hiç birşey katmayacak. Yine birileri birilerine yalakalık yapıp seçilmeye çalışacak bu uğurda birilerine paralar gidecek, birileri iktidar olacak ve yakınları ihya olacak. Ancak fakirler yine fakir ve zenginler daha zengin olarak kalmaya devam edecek. Zaten son 5-10 senedir olan da bu. Şuan gözlemlediğimiz şey sermayenin ve iktidarın el değiştirmesidir. Hatta daha doğrusu hakim sermaye değişiyor. Yani zengin olan yine zengin olarak kalıyor ama iktidara gelen zenginler değişiyor. Şimdi bu ne demek? Yeşil sermayenin ve yeşil olmayan sermayenin (hakikaten bunlara ne deniyordu?) farklı dünya görüşleri var ve nihayetinde de farklı siyasi oluşumları alenen veya gizli olarak destekliyorlar. İşte yeşil sermayenin desteklediği oluşum başta olduğu için iktidar hakim sermaye değişti diyorum. Aslında iktidar çoktan değişti şimdi yerini sağlamlaştırıyor diyelim. Zaten sancı da buradan çıkıyor. Eğer gelip gitmiş olsaydı bu kadar kıyamet kopmazdı. Yerini sağlamlaştırıp kendine iyice yer açmaya çalıştığı için meydana geliyor tüm yaygara. Nitekim seneler sonra tarih kitaplarında da aynen böyle ifade edilecektir diye düşünüyorum.

Biraz da AKP'den bahsedelim. Ne olacak bu partinin ve dolayısıyla ülkemizin hali? Birşey olacağı yok. Adamlar şuan öyle ya da böyle iktidara yerleştiler ve bunları gönderebilecek bir parti de şuan yok. Ancak bunlar ilelebet kalıcı da değiller. Türkiye'deki genel alışkanlıklar neticesinde bu partinin de bir kaç dönem sonra dağılacağını düşünüyorum. Niye derseniz; Türkiye'de iktidar paylaşılmaz. Her kim iktidardaysa hep tek adam olmayı ister ve kimseyle bunu paylaşmaz. Yerine birini hazırlamaz. Başını kaldıranı, aykırılık yapanı hemen ortamdan uzaklaştırır. Genellikle bu uzaklaştırmalar beraberinde bir kitleyi de götürür. Bu şekilde parti zayıflar. İkinci adamlar zamanla güdük tiplere dönüşür (bkz. ANAP, DYP, DSP ve en nihayetinde CHP). Parti lideri birgün bir sebeple partiden (istifa, vefat veya Cumhurbaşkanlığına seçilme vs.) ayrıldığında da yerine geçecek kimse kalmadığı için parti dağılır. Bunu bekleyip hep beraber göreceğiz.

Yine bir seçim olacak yine birilerine oy vereceğiz bakalım bu sefer kimleri zengin edeceğiz. İyi seçimler.

0 yorum.:

Yorum Gönder