6 Mart 2009 Cuma

Sol - Sağ Ne Ola?

Kaç yaşında olursanız olun duyduğunuz bildiğiniz iki kavram vardır. Solculuk ve sağcılık. Ebeveyninizden, çevrenizden, televizyondan, radyodan vs. sürekli duymuşsunuzdur: solcular şöyledir, sağcılar böyledir, sol görüşlüler, sağ görüşlüler. Peki nereden geliyor bu sol ve sağ? Bu sol ve sağ ne ola?

Solculuğun Marx'tan ve bildiğimiz anlamdaki komünizmden bile önce var olduğunu söylersem heralde çoğunuz şaşıracaktır.


"Sol" ilk olarak 19. yüzyıl ortalarında Fransız devrimi sırasında monarşi karşıtı reform yanlılarının Fransız parlamentosunda başkana göre "sol kanada" oturmalarıyla ortaya çıkmıştır. Daha sonra Birinci Enternasyonel'i düzenleyenler kendilerini Fransız Devriminin sol kanadının halefi olarak gördüler ve "sol" kavramı sosyalizm, komünizm, sosyal demokrasi ve - ABD'de - modern liberalizm'e istinaden kullanılmaya başlandı.

Peki "sağ" neyi ifade ediyor? Yine Fransız devrimi sırasında parlamentoda başkana göre sağ tarafta oturan ve monarşiyi ve aristokratlara ait ayrıcalıkları savunan kişiler ilk "sağcı"lardı. Buradan hareketle muhafazakar, değişime açık olmayan kesim genel olarak "sağ" görüşlü olarak nitelendiriliyor. Hatta orijinal görüşe en yakın anlamda çalışan kesim yerine toplumun üst-kaymak tabakasının görüşlerini savunanlar için kullanılır. Ancak günümüzde sağcılık denildiğinde daha çok ulusalcılık, gelenekçilik ve dincilik "sağ" görüşler olarak kabul ediliyor. Bir başka kullanım yeri de kapitalizmi ve serbest piyasayı destekleyip sosyalizm ve komünizme karşı çıkanları ifade etmek için yapılan tanımdır.



Sol ve sağın çıkışına dair yapılan bu tanımlar ışığında her türlü ilerici, dönüştürücü, yenilikçi, kalıpları yıkıcı hareket sol olarak nitelendirilirken (bunların illa sosyalizmle alakalı olması gerekmiyor) statükoyu, yerleşik düzeni, gelenekleri, adetleri, alışkanlıkları korumaya yönelik muhafazakar hareketler sağ olarak nitelendirilmektedir. Solun illa sosyalizm olmadığını ABD'de görebiliriz. ABD'de "demokrat liberaller" sol olarak değerlendirilirken "cumhuriyetçi muhafazakarlar" sağ olarak görülmektedir. Ama öte yandan bu iki görüşü ülkemizdeki veya ingilteredeki sol ve sağ görüşlerle kıyasladığınızda oldukça "sağda" kalmaktadırlar. Yani uzun lafın kısası anlıyoruz ki "sol" ve "sağ" oldukça göreceli kavramlardır. Herkesin solu ve sağı farklıdır ve hatta bazen sol ve sağ olarak nitelendirilen görüşler bile birbirinin içerisine geçebilmektedir. Örneğin ulusalcılık Marksist sosyal sınıf teorisinde proletaryan enternasyonalizm görüşüyle reddedilirken bunun tam karşıtı burjuva ulusalcılığıdır. Fakat ulusalcılığı benimseyen sol kanat görüşler de vardır. Özellikle üçüncü dünya ülkelerinde sömürgeciliğe karşı başlayan hareketlerle birlikte bu görüş yerleşmiş ve gelişmiştir. Yani anlayacağınız solculuk ve sağcılıktan birisine "iyi" diğerine "kötü" denemez. Zaten solculuk ve sağcılık tamamiyle kendilerini temsil edilen görüşlerden bağımsızdır ve öteki tarafından tanımlanır. Kısaca bir sosyalist çıkıp kapitaliste sağcı der ve kapitalist de ona solcu der. Fakat ne önceki kendine "solcu" der ne de sonraki "sağcı" der. İkisi de karşılıklı olarak birbirini tanımlar ancak kendini tanımlamaz. Dolayısıyla ortalıkta "ben solcuyum" veya "ben sağcıyım" diye dolaşan pek görmeyiz. Zaten ben solcuyum veya sağcıyım diyen bir kişiye hangi solcu - hangi sağcı diye sormak mübahtır kanaatimce.

Umarım bu açıklamalar bir nebze aydınlatıcı olmuştur. Artık sol ve sağ dendiğinde ne kastedildiğine dair bir fikriniz olacak dünyaya farklı bir gözle bakacaksınız.

__________________________________________________
Kaynaklar:
http://en.wikipedia.org/wiki/Leftist
http://en.wikipedia.org/wiki/Right-wing_politics

0 yorum.:

Yorum Gönder